Bu çalışma, AİHS’nin 10.maddesi çerçevesinde şiddet unsuru içeren ifadelerin konu alındığı kimi
Güneydoğu Davalarını ele almaktadır. Güneydoğu Davaları, AİHM’nin geliştirdiği içtihadın geneli
bağlamında çok önemli bir yer teşkil etmektedir. Bu davalar, daha sonra tekrar tekrar başvurulan kaynak
olma niteliği taşımışlardır; ayrıca söz konusu davalar, ifade özgürlüğü bakımından hem Türkiye’nin ve
AİHM’nin konuya bakış açılarının, hem de bir ulusal mahkeme ile ulusal sınırları aşan bir mahkemenin
düşünce ve karar sistematiklerindeki olası farklılıkların görülmesi açısından da önem teşkil etmektedirler.
Çalışma, incelenen davalar eşliğinde bir yandan AİHM’nin şiddet unsuru içeren ifadeleri
değerlendirirken uyguladığı yöntemi, benimsediği yaklaşımı ve geliştirdiği içtihadı konu edinmekte, bir
yandan da bu yöntemin ve yaklaşımın tutarlı olarak tüm davalara yansıtılıp yansıtılmadığına, yansıtılmıyor ise
bunun nedenlerine değinmektedir.