Bu makalenin amacı, diktatörlük rejimleri sırasında yaşanan insan hakları ihlallerinin ülke
içindeki yargılama süreçlerinde yapılan hukuki faaliyetlerin, arşivsel kanıtların toparlanması
ve doğrulanmasına nasıl katkı sunduğunu analiz etmektir. Özel olarak, davaların, hakikat
komisyonlarının bulguları gibi hâlihazırda var olan hakikat kaynaklarını nasıl sorgulanır hale
getirdiği ve yakın geçmişte işlenmiş suçlar hakkında nasıl yeni bilgi biçimleri ve şüphe
kaynakları ortaya çıkardığı tartışılmaktadır. Buradaki iddiaya göre, hakikat komisyonları ve
çeşitli başka idari oluşumlar gibi geçiş dönemi yapıları yepyeni “hakikat rejimleri” üretirler.